28 Haziran 2011 Salı
23 Haziran 2011 Perşembe
(...)
Hep aynı sessizlikle geliyor gece…
Hep aynı yalan dolan masalları dinliyorum yine…
Hep aynı yüzler, hep aynı sesler peşimde…
Anlatamıyorum, inandıramıyorum kendime…
Sen benim yarım kalan cümlelerimsin…
Hiç söyleyemediğim, söylemediğim o sözlerim…
Sen benim hiç ısınmayan ellerimsin…
Hiç unutamayan, unutmayan o kalbim…
Sen benim eksik kalan yerimsin…
Kapattığım pencereler, güneşlere çektiğim o perdelerim…
Sen benim hiç sevmediğim sessizliğimsin…
Kaybettiğim yolum, korktuğum karanlık, hiç tutamadığım o yeminlerim…
Sen benim terk ettiğim şehirlerimsin…
Düştüğüm çukur, uzanan ellerim, hiç tutunamadığım gidenlerim…
Sen benim kovulduğum cennetimsin!
Eğdiğim yüzüm, sövdüğüm aydınlığa hiç açamadığım gözlerim.
Cem Adrian
21 Haziran 2011 Salı
Yine Yeniden !
Gecenin geç bir vaktinde yazıyorum sana bu satırları...Muhtemelen kapadın gözlerini uykuya.Renkli rüyalardan geçiyorsun.Rüyaların benle dolsun!Her zamankinden farklı bir güne uyandım bugün.İkimiz içinde fazlaca mühim bir güneee.Neyse ki atlattık.(:Dilerim yeni bir başlangıç olur ikimiz içinde.Ya da son.Ne olursa olsun yeni bir başlangıca şahitlik edecek kalplerimiz.Velhasılı nokta cümlenin kıyameti değil,yeni cümleler kurmak için hayata olması gereken.Sabır noktası belki bilemiyorum.Lakin her son yeni bir başlangıca gebe.
Çok bekledik bugünü...Açıkçası sabırla beklediğimi söyleyemeyeceğim.Beklemek yoruyordu çünkü beni.Beklemek ve belirsizlik.Beklerken umutlarımı yitiriyordum,eksiltiyordum.Ve elimde kalanlar gidenlerden hep daha az çıkıyordu.Kendim kendimi sömürdüm ben hep!Bu yüzden öfkem azalmıyor,hırçınlığım durulmuyor!İçimde çoğalıyor.Ben de şaşırıyorum bu hallerime...Alıştığımın dışında bir ben var çünkü.Ama şunu da biliyorum,bu ben şu haline alıştığı için var.'Alışmak gelişmenin önündeki en büyük engel.'Bazen göremiyor insan,yanılıyor.Yanıldıkça yenilenirdim ben eskiden...Yeni bir ben arardım içimde.Yamardım yanıldığımı içimdeki yeniyle.
Diyorsun ya umudumsun.Kendime umuttum ben hep.Yaşarken umut doluydum.Alı ,moru,yeşili seçerdi gözlerim renklerden.Baktığımı görürdüm.Gördüğümü ve gördüğümün ötesini severdim,üstelik.Tek amacım kurtulmak sıyrılmak şu düşüncelerden.Hep sana uzanıyor ellerim,hep sana dokunmak istiyor.Çünkü biliyorum şifa sensin gönlüme.Bugün dedim ya neden bu kadar düşüyorum üstüne.Beni iyi edecek olan sende.Sınanıyorum.İsyanlarda değil,imtihanlardayım.Bunun bilincinde olmak ne güzel !Herşeye rağmen başımda aklım ;)Hiçbir şey boşuna değil!Sayfaları boşa çevirmedim ben.Bazen aksini söylesem de mutluyum.Senle doluyum.
Hiçbir şeyin iyiye gittiği yok !Ama ben sana sahibim ,daha ne isterim ki ama değil mi ?Sana umut vaad ediyorum ve bugününü yaşanır kılacağıma söz veriyorum :)Evet ben yapacağım bunların hepsini .)Seni çok seviyorum dostum !.)Dostluğumuzun öyle bir noktasındayız ki!Ben ilk defa kendimden çok güveniyorum bir insan evladına...Aynı anda birden çok duygunun içinden geçiyorum.Bazı dostlukların zamana ihtiyacı varmış ve sınava...Artık böyle düşünüyorum.Bu zaman içinde demlendi dostluğumuz.Ve dedim ya başta da inanmıyorum bunları boşuna yaşadığıma.Dostluğumuzu da sınadık biz aslında.Huzura erdim.Bir yanım öyle mutlu ki ödüm kopuyor yitireceğim diye..
Ama bana bunu veren sensin,içimdeki mutluluğa sebep sensin.Teşekkür ederim.Hep güzel baktın bana.Güzel gördün beni.Ben adını iyilik koydum ,sen sevgi...Hep böyle kal ,olduğun gibi.Temiz bak,gördüğünü sev.Ellerin hep uzansın bana...Cümlelerin toparlasın ,kaldırsın beni düştüğüm yerden...Rabbim gönlünü gönlümden ayrı düşürmesin!Hayatımı değerli kılan bana ait cümlelerin...Başlıbaşına bir dünyayız biz.Artık sesinin rengini biliyorum.Ve öğrenmeye devam edeceğim.Sen de ben varlığımı görüyorum !Aynı kişiyiz aslında biz farklı bedenlerde.Ve rabbim kendimi tanıyayım diye başka bir surette çıkardı karşıma seni.Sen de vesileydin benim ömrüme...
18 Haziran 2011 Cumartesi
Sevdikçe Daha Güzelsin Sevildikçe En Güzel !
Herkese susuyorum şu günlerde...Kendime bile !Ama sana anlatmak istiyorum,sana ağlamak,susmamak sana...Balkona çıktım ,hırçın bir rüzgar saçlarımda şimdi...En çok içimde ama rüzgar...İçimi darmadağın etmekte...Uykularımı bölmekte,acıdan kıvrandırmakta beni...Ve bir ben var benden öte...Görüyorum artık,biliyor musun...Gerçekten görüyorum !Baktığımın ötesini ,yazdıklarımın ardındakini ve yazamadıklarımı da görüyorum.Ah rüzgar!Değdi gönlüme bir kere.Ben nasıl eski ben olurum şimdi?
Değiştim!Birdenbire değil,aklım başımdan gitti diye değil.Belki de gerçeği en çıplak rengiyle görüyorum diye..Yanımda kal demiştin değil mi en son,yanımda kal ki sesim dağılsın.Ben hep senin cümlelerinle geldim sana.Ben gelirken en yalın halimle ,sen hep anlamlar yükledin bana...İşte bu bu yüzden hep söylüyorum.Keşke kendimi senin baktığın yerde görebilsem.Senin bana baktığın gibi bakabilsem.Şu halim bile değişirdi o zaman,inan.
Herkes başka bir ben görüyor kendinde...Çok eminler içlerindeki benden...Gülüyorum onlara...Onlar ki beni hiç tanımadılr.Tanıdıklarını zannedip yanılan oldular.Hiç olmadılar baktığım yerde ve hiç durmadılar gözümün içinde...Sadece konuştular onlar bana konuştular,sözde benimle...Bense hep içimle konuştum ,gönlümle.Kendime hiç susmadım ben !.Kendi sesimi duymak hep daha sahiydi kendi içimde...Kendimi hiç yalnız bırakmadım ben.Ve şimdi sen de biliyorsun,çok iyi biliyorsun.Yalnızlığımın yerine koydum ben seni...Bu yüzden hiç tükenmedi ,hiç eskimedi sana gelirken kelimelerim...''Sen bana bakma ,ben senin baktığın yerde olurum!''
''Güneş doğacaktır, çimler yeşerecektir, çiçekler açacaktır,
rüzgar esecektir ve yağmur yağacaktır, zorlamaya gerek yoktur, olması gereken kendiliğinden olur !
İzlemeye devam et, şahitlik güzeldir, hem olayın dışındasındır hem de içinde, o bir dengedir, o anlamlıdır, şahit ol, tanık ol, olan ile bütünleş, güzellik olanların içinden filizlenecektir; zorlamaya gerek yoktur, olması gereken kendiliğinden olur !''
rüzgar esecektir ve yağmur yağacaktır, zorlamaya gerek yoktur, olması gereken kendiliğinden olur !
İzlemeye devam et, şahitlik güzeldir, hem olayın dışındasındır hem de içinde, o bir dengedir, o anlamlıdır, şahit ol, tanık ol, olan ile bütünleş, güzellik olanların içinden filizlenecektir; zorlamaya gerek yoktur, olması gereken kendiliğinden olur !''
17 Haziran 2011 Cuma
Güzellik.
Sana yazmak hep çok güzeldi.Sana yazmak sana gelmek gibiydi.Çantamda bir mektup yüzümde ışıl ışıl bir gülümsemeydi sana gelmek.Coşkulu bir finaldi.Yitik bir hayattı ellerimde...Ve sözlerindi en sahici yerinde uyandıran beni...'Çare değilim sana ,çare olamıyorum sana!'Benim susuşlarım kabulleniş miydi..Yoksa duymak istememden miydi ,çare nedir ki gülüm...Çare sensin derdime...Çare ellerin nereye koyacağını bilemediğin...Çare sözlerin senin, güzel bir cümle kurma telaşıyla ucu hep açık kalan...Çare sıcaklığın ,göğsün senin...Ve yüreğin!En çok emin olduğum...Konu sensen mukayyese edemem ki ben.İnanırım.Bilirim çünkü kalbindekidir dilinin ucundaki.Ve duydum ya hani o gün anladım ya beni ne çok sevdiğini...Kimse beni bu denli güzel sevmemişti ,kimsenin sevgisine bu denli açmamıştım gönlümü!!Bir kez bir daha anlıyorum.'Şu anım var ya şu anım,senle dolu.Ve değişirdim şu anıma bütün hayallerimi.!'Neden bilmiyorum o an çok takılmamıştım bu cümlene...Biliyorsun ya sen de kendimle uğraşmakla o kadar meşgulum ki ! Çok sonra içimde büyüdü.Yağmur yağmamıştı bana ama ben yağmura karıştım.Yol boyu ağladım.Ben neresinden tutuyorum sen neresinden bakıyorsun!Dostum.Ah ellere verme beni.Kimseler anlayamaz beni senin gibi.'Gerçeğin altını seninle çizdim ben.!'Ve bugün olduk,dostluğun en güzel rengiyle açıldı içimde.Can olduk.Candandık ,can olduk.Dedim ya sana da ,beni bu kadar sevdiğini bilmiyordum!Eksik kalan parçalar yerlerini buldu.Senle doldu.Ah dostum,sevdiğim yanım,umudumun sıcak yanı.Ömrüme ömür kattın.Kendime yeni bir ben ,senle dolu bir ben.Artık olmaz,sensiz olmaz be can.Bu bizim hayattaki mücadelemiz.Kendimize yenik düşmeyeceğiz.'Senin gördüğün hayat dediğin ,hayatın bir ucu bile değil.'Haklıydın.Bir de kızardım sana ,keskin cümlelerin yok diye.Beni kendime getirecek kadar kudretli bulmazdım onları,meğer nerden bakıyormuşum.Sen yürekten konuşuyordun ,yüreğinden geçeni süslemiyordun bana getirirken haybendekini.Bense sana hep kitap cümleleriyle geldim.Seninkiler daha değerli.Ve yine sana yazmak bütün öfkemi,kendime ihanetimi,kırgınlıklarımı geçmişe affetme sebebim...Teşekkür ederim,baktığım yerde olduğun için.Gözümün içine baktığın ,baktığını gördüğün için.Beni bu denli sevdiğin için.Artık kardeşimsin de.Can kardeşim.Bazen uzaklıklar nasıl da yakın kılıyor yürekleri...Yüreğin yüreğimden hiç ayrı düşmesin.Çok çok seviliyordun,bugün daha ayrı seviliyorsun.
''Sen hiç kimsenin olamayacağı kadar çok şeyimsin benim. Yüreğimde sana ayrılan yer herkesinkinden büyük. Yalnızca bir arkadaş, bir kan kardeş, bir sırdaş, bir çok yakın dost değil, bir büyük sevgisin sen. Yanında sonsuz şımarabileceğim ve hâlâ kaybetmekten korkmayacağım tek kişi; yani biraz annem, biraz babam, hatta hiç görmediğim dedem, belki hiç doğmayacak oğlum... Sonra daimi hayranım, ve tabii dokunulmamış sevgilim... Sen benim masumiyetimsin Tuna. Benim en yakınımsın! Aslında belki öbür yarımsın? Bütün bunlar ne demek anlıyor musun?''
5 Haziran 2011 Pazar
29 Mayıs 2011 Pazar
Kendimle Karşılaşma
Uzun zamandır susuyorum.En çok kendime sessizliğim.En çok kendime dokunuyor.Yazmak istiyorum içine düştüğüm anlamları,içinden çıkamadığım zamanları,tatsız tuzsuz şu saçma telaşı.En çok şu günlerde yazamamanın ızdırabını duyuyorum.Çünkü biliyorum tarifinin mümkünü yok.
'Buralardan gidesim ,büyüyünce çocuk olup kalasım var.'
Tam da şimdi hala soğumamışken içim.Terk-i diyar etmek,arkama yaslayıp olgunluğumu...Düşlerimi, düşüşlerimi, yaralarımı, kapanmak bilmeyen bir türlü ,hep aynı yerden kanayan...Hep aynı yerden acıyan.Orhan Veli`nin şiirlerinde sıkça bahsettiği o yere gitmek istiyorum.Günü görmek.'Gün olur başıma kadar mavi gün olur deli gibi'Hele martılar, hele martılar, Her bir tüylerinde ayrı telaş!...'
İnsan kendine sığınmalıymış her an her dakika.Kendine sahip olduğunu bilmeliymiş,kendi değerini kendi verebilmeliymiş.Şimdi biliyorum hepsini o gün de biliyordum ama insan bazen farkındalığını yitiriyor.Ne yazık!Bİr yolun olsun uğrunda yürüdüğün,hiçe saydığın birçok şeyi ve ceplerinde dursun şimdi iyi kilerin keşkelerin yerini dolduran...Isıt yüreğini ,üstünü ört şefkatinle.Sahip çık hayallerine ,hakettiğini yaşat kendine.Hakettiğin yerde dur.Kurduğun hayallerin yerini başka hayaller alsın.İnancın içinde büyüsün,ellerinde dağılmasın.Cesur ol.Korkma.Nerede yanılttın kendini,nerede yanılan oldun sen ?Tüketme kendini.Sendeki gizli hazineyi.Israrcı ol.Delice iste.Ömrünü ada.Bir şeyler kat kendinden.Öyle ısrarla öyle sabır ve tevekkülle istemelisin ki erdiğinde vuslata ,oldurduğunda hayal olanı çok daha anlamlı olmalı.Başka manalara bürünmeli o gün,bugün hayal dediğin...Öyle çok bekledim ki ben.Bazı zamanlar ne için beklediğimi bile unuttum.Sadece bekledim.Bir teslimiyet hakimdi ruhuma.Halbuki ihtiyacım olan teslimiyette ziyade bir adanmışlık haliydi.Bir hayale ,bir insana hepsinden öte kendime.Oysa olamadım ben,duramadım da durmam gereken yerde.Hiç ait hissedemedim kendimine bir bedene ne de bir hayale...Şimdi farkındalık yetimi yeniden kazanmış gibi sıralıyorum ben de eksik olan şeyleri...Eksiklikten ziyade bir alışkanlık hali.Kurtulamadım şu kelimeden.Nasıl yer etti hayatımda.Başta tatlı gelir.Acıyı uyutursun ,hayal kırıklığını ,pişmanlığı ertelediklerini yeniden ertelersin.Yüzleşme cesaretin kırılmıştır bir kere.Hoş artık yüzleşecek kıvama geldiğinde pek de ehemmiyeti kalmamıştır.Bilirsin çünkü sessiz bir kabulleniştir bu.Yeniden başlamak gerekir bazen ve bazen yeniden yeniden.Şimdi dilim varmıyor yeniden 'yeniden yeniden başlasam'demeye.Ertesini biliyorum, dünü görüyorum ,bugünü yaşayamıyorum.Bugün hep kayıp.Yaşanmadan ,yaşanamadan tükenmiş.Çünkü hiçbir şeye adayamyorum ömrümüBir şeye adanmadan ,anlamlı bir savaşın mücadelesini vermeden yaşamak yoktan yere yaşamaktır.Oysa otuz beş yaşındayım diyordu yusuf.Otuz beş yaşındayım hiçbir şey yaşamadım ki ortasında olayım hayatın ama kenarındayım o kesin.Yirmisindeyim ömrümün.Kenarında kıyısında ortasında mıyım bilmiyorum.Ama öyle çok yaşamış öyle çok yaşamış hissediyorum ki hiçbir şey yaşamamışken...Bezginlikten kırgınlığa kırgınlıktan pişmanlığa uzanıyor ellerim.Oysa bu yazdıklarımın altında sadecekurtulma çabası yatıyor.Beynimin içinde dolaşıp duran birbiriyle çatışan,savaşan,çelişen bir o kadar da zıt ,bir o kadar ahenkli düşünce hayat buluyor kalemimle.Bugün kaçtığım ,yüzleşmekten korktuğum herşeyin sonuna geldiğimi hissediyorum.Bir karşılaşma anıdır bu kendimle.Bak yeniden akmaya başladı bile zaman ellerimde.Bazen bir şeyler olur.Birdenbire aniden olur işte.Ya da öyle olduğunu zannederiz.Birdenbire değiştim,birdenbire suskunlaştım,birdenbire alıştım,birdenbire yaşlandım!Oysa öyle sinsidir ki zamanın elleri birdenbire sanarız.Birdenbire yazmadım bu yazıyı!Birdenbire birikemezdi zaten bunca şey.Hayatımın kayıp olan son üç yılını ararken bunları yazarken buldum kendimi.Kayıp diyorum çünkü yaşayamıyorum.Yirmili yaşlarımın olgunluğu oturmak üzereyken üstüme ben on yedi yaşımın cahilliğini arıyorum.Uçlarında gezinemiyorum ,doludizgin yaşayamıyorum.Parmak uçlarında yürümeye benziyor bu,emanet bir hayatı yaşamak gibi kendine.Şimdi gösterdiğim yüzleşme cesareti kendime doğru attığım bir adım mı bilmiyorum.Öyle olmasını diliyorum lakin,bütün kalbimle.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)





